22 Haziran 2010 Salı

Kelam Damlası:YAŞAMDA İKİ YOL


Kadim mana ilmine göre var olan tüm ruhların hedefi benliği ıslah ederek tekrar Yaratan ışığını giyinmektir. Bunun için önünüzde iki yol vardır. Hangisini seçerseniz seçin sonuç değişmeyecektir. Çünkü Tanrı'nın dediği gibi: "Bir gün herkes geri dönecek".


Peki nedir bu iki yol? İlki, acıların yoludur. Günümüzde ve dünyanın yaratılışından beri pek çok ruhun izlediği dikenli yol...Kendinizi keşfetmek adına hiç bir soru sormadığınız, gözlerinizi içinize çevirmediğiniz ve yaşamı sorgulamadığınız yol...Kısacası egonuzun evrene çarpa çarpa acılardan szi geçirdiği engebeli yol. Bir ömür böyle biterse ne mi olur? " Cehennem ya da diş gıcırtısı, yanan ateş vs" Peki bu nedir? Yeniden gelirsiniz...Kainata baktığınızda hiç bir şey ölmez, su buhar olur yükselir ve yağmur olup tekrar düşer. Bir önceki makallerimden birinde "tekamül" başlığında bunu işlemiştim. Ta ki varılacak son nokta olan Yaratan'ı giyinip onunla bir olacağınız ana kadar, kaç yaşamdan geçerseniz geçin, ıslahı tamamlayacaksınız. Malesef günümüzde çoğu insan acılar yolunu seçiyor. Ve sonuçta kendi cehennemlerinde kendi egolarının ateşi ile yanarak kül olduklarında ıslah için bir kez daha geliyorlar.


İkinci yol ise, dünyada az bir kitlenin seçtiği "mana yolu"dur. Önden çekiçli gitmek gibidir bu yol. Ego'nuzu anlayıp onu yenerek, içinizdeki ışığa ulaşmaktır. Siz, mananın denizinde ruhunzua seyrüseferi başlattığınızda tüm Evren size destek olup rüzgarı doğru yönde estirecektir. Yaşamınızın bu serüveninde kaptanın siz olduğunu bilip sorumluluğu üstlendiğinizde, Yaratan'ın ve Kainat'ın tüm ışığı içinize süzülecek ve gittikçe Yaratan'ı giyinmeye başlayacaksınız. Bir bakmışsınız ki, arzularınız gerçekleşiyor. Görüyorsunuz ki siz isterseniz cehennem de isterseniz cennetin huzur dolu bahçesinde geziniyorsunuz. Çünkü, tüm bunlar sizin ruhunuzun seçimlerinin bir sonucu...


İkinci yol da engebeli, elbette zorlukları var. Hatta kadim mana ilmi hocalarından Laitman'a göre, ilkinden daha çok engebesi olabiliyor. Ne var ki, bu engebeler bir nevi kas geliştirme antremanı işlevi görüyor. Ruhsal kaslarınız, her zorluğu aşarken daha da güçleniyor. Açıkçası, zorluğu iyiye giden bir fırsat gibi görmeye başlıyorsunuz. Her seviye atlayışınızda kainattaki yerinizi ve amacınızı bütün benliğinizde duyumsadığınızda ve alma arzunuz olan egonuzu yendikçe Yaratan ile bir oluyorsunuz. Bu sebeple İsa "Baba ve ben biriz" derken, Muhammed de "Allah size şah damarınızdan daha yakındır" diye açıkladı. Sırlardan biri bu...Yani, Yaratan ile aynı özde olup tüm yaşam amacının aslında ruhsal ıslah olduğu ve cennet ile cehennemin sadece sizin bu iki yoldan hangisini seçeceğiniz gerçeğidir.


Acılar yolunu seçerseniz ki egonuz tıpkı Küçük Hüsamettin gibi ağlayıp kurban rolüne bürünmeyi sever, o halde cehennemi zaten yaşıyorsunuzdur.


Mana yolunu seçerseniz, doğaya uyum gösterip hem bu dünyada hem de bu dünyadan değilmişcesine şevkle, inançla, azimle tüm evreni kucaklıyorsunuzdur-ki bu da cennetin kendisi olur.
Hangi yolu seçerseniz seçin, neticede ise aynı Öz'e gün olup döneceksiniz...
Ben diyorum ki, yaşamı içimizdeki gücü özümseyerek bir cennet gibi neden yaşamayalım?Ve bizleri saran ışık ile etrafımızı da aydınlatıp dünyayı tüm ruhlar için güzel kılalım.


BURCU AŞÇI
18.03.2010 tarihli yazım...