30 Kasım 2010 Salı

Nedamet Çiçeği


Ya sakla
Ya da yasakla
Akışkan bir sevinin soluklandığı diz kapaklarını

Ben sus
Sen pus
Aramızda dilsiz ve çekik bir nihavent makamı

Yaklaşsam soluk bir bulut ağlar, çisil çisil
Dokunsam, buğulanır kadehler kan çanağı
Gayrı dursam, mahpusluk çeker yelkovan
Ellerimde bir buket nedamet çiçeği

Kızgın söylemlerin bükük çehresinde
Yaraladığım gözlerin küskün mavi
Sussam, takılır geçmişin silik karelerine
Sözlerin, dudak yakar ateş misali


Avuçlarımda yeşerir özrüm, kabahatim bine bölünür

Vursam, kendimi kendim asar yine akşamlarda
Dönsem, bir kuş kanadında çırpınır hasret
Gayrı sevsem, akıt saçlarını göğsümün kıyısına
Ellerimde bir buket nedamet çiçeği

Can etmedi can’a şu canan’ın ettiğini

Kussam, mideme vuran ayyaş sensizliği
Söksem, gölgemde çakılı gövdeyi
Gayrı yakarsam, bir dilim meşk için
Boynunun çukurunda neferi olsam nefesinin

Sen sus
Ben pus
Ellerimde bir buket nedamet çiçeği

BURCU AŞÇI
KASIM 2010
ISTANBUL.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

kaleminize sağlık, gerçekten çok güzel olmuş. Zeynep.