28 Temmuz 2011 Perşembe

R.I.P Amy...

27ler kervanına bir isim daha katıldı diyenler çıktı...Sonu belliydi gibisnden yorumlar geldi ve hatta yine şu "su testisi" zırvalığı medyada boy gösterdi. Kısacası, insanoğu her zamanki gibi bir ölünün ardından tomarca konuşabilecek kadar yine alçaldı.

En iyi yazılanlardan biriyse kanımca Nil Karaibrahimgil'e aitti.

Amy Winehouse...Bir aşkın en saf halini, mutfağa çöküp ağladım satırlarıyla milyonlara sunup söylettin...Dibine kadar yaşadığın her şey, yazdığın şarkı sözlerinde en "gerçekçi" haliyle dinleyiciyle buluştu.Bu zamanın insanı değildin, tıpıkı Morrison gibi. Ruhun bambaşka diyarlardayken, dünya denilen bu kaosa yapışıp kalmak ve her gün çıktığın yaşam sahnesinde -mış gibi yapmak senin tarzın değildi. Yoruldun...Ve belki de gitmeyi seçtin- çoğumuzun bulamayacağı bir cesaretle. Ya da tam tersi yaşadığın cesaretsizlik seni adım adım sürükledi ölüme...

Ne var ki ölüm dediğin bir son değil...
Umarın devam eden tekamülünde başka bir yerde ve başka koşullarda ruhun aradığı huzuru bulur.
İnsan, dünyaya apansız fırlatılıp yaşamaya mahkumsa, en azından çıkacağı zamanı kendisi belirleyebilmeli...Bu kullandığın son hak oldu Amy...Çıkış hakkın...Fakat, bir dahakinde, her neredeysen, yine şarkılar yaz lütfen...

Rest In Peace...



BURCU AŞÇI
TEMMUZ 2011
ISTANBUL.

Hiç yorum yok: