31 Ekim 2011 Pazartesi

Edirne Manzaraları...1. bölüm...



Mimar Sinan'ın hocası felçli mimar Müslihiddin Ağa tarafından yapılan ilklerin gerçekleştirildiği bir mimari eser: Üç Şerefeli Cami...



Padişahşarın silah kuşandığı ve cülus dağıttığı, Yıldırım Bayezit'in oğulları tarafından yaptırılan Eski Cami...

Edirne'ye gitmişken Elif ile ciğer de yiyelim...




Mimar Sinan'ın altından daha değerli diye adlandırdığı minber el işçiliği mermerden oluşuyor...



Mimar Sinan'ın ustalık eserim diye adlandırdığı ve Hürrem'in oğlu Selim için yedi senede bitirip yaptığı Selimiye Cami...



Savaş tabyalarına giden yolda...



Edirne'yi cesurca savunan Şükrü Paşa...


Sabah sekizde Silivri civarlarında kahve molasında...

Elif, Mehtap ve ben önceden bahsettiğim üzere, sabahın 7sine doğru Edirne'ye doğru yola çıktık. Selimiye Cami, Eski Cami, Üç Şerefeli Cami, Arasta, Lozan Anıtı, Balkan Müzesi, Şükrü Paşa Anıtı, Pazarkule, ciğerci, Meriç Nehri derken saat akşam yedi gibi dönüş yoluna geçtik...

These photos were taken in Edirne-a city in the west of Turkey. It had been the capital city of the Ottomans before Istanbul. There are famous mosques-one of them was built by Mimar Sinan. It is a small city like a village...


BURCU AŞÇI
EKİM 2011
ISTANBUL.

29 Ekim 2011 Cumartesi

Edirne Turumuz...


Bu sabah 7 civarı Istanbul'dan üç arkadaş yola çıkıp Silivriden başlayıp nerdeyse her noktada durarak Edirne'ye vardık.
Cumhuriyet Bayramı'nda Şükrü Paşa Anıtı ile başlayan gezimizi akşam 7' de Meriç Nehri'nde çay içerek kapattık.
Öylesine yorgunum ki fotoğrafları görebilmek için biraz daha bekleyeceksiniz sanırım...
"Özgürlük"ün değerini bildiğimiz nice Cumhuriyet Bayram'larımız olsun...

BURCU AŞÇI
EKİM 2011
ISTANBUL.

25 Ekim 2011 Salı

Camilla ve Charles: Bir Aşk Masalı...


Camilla...Hep sustu...Ağırbaşlılığı, karizması ve hakkında yazılanlara asla cevap vermeyişiyle aslında kraliyetin daima destek verdiği isim oldu. Ve Charles'ın 1971'den beri sevdiği tek kadın...

Yaşadıkları ilişki gerek İngiltere gerekse dünya kamuoyunu senelerce meşgul etti. Charles, tıpkı Edward gibi neredeyse tahttan vazgeçecekti. Diana, evliliklerinin daima üç kişilik olduğunu söyledi.Kamuoyuna karşı muhteşem çifti oynamak bir süre sonra ikisini de yordu...Ve okurken Diana'nın aslında bu kraliyet oyununda hiç de masum bir karakter olmadığını görüyorsunuz.İçinde sevilmeye ait güdüleri başka aşklar ile doldurdu Diana, bir de bulemia hastalığı genç kızlığından beri yakasını bırakmamıştı.

Diana ona Rottweiler lakabı taktı, Camilla sustu...
Gazeteler en ağır eleştirileri yaptılar kimi vakit...Camilla sustu...
Tüm dünya onu merak etti ve konuşturmak istedi...Camilla sustu...


Susarak, adeta bir gölge gibi yaşadı Charles ile ilişkisini...
Ve yirmi yedi yıl süren bu ilişkiyi kader mükafatlandırdı...

Diana'nın ölümünde bile William ile Henry'e destek veren Camilla oldu.
Ve Camilla'nın en büyük destekçisi yine Charles'ın büyük oğlu William oldu.
Kraliçe ise senelerdir gizlice destek veriyordu Camilla'ya...Çünkü susmak kraliyet çevresinde en büyük puandı...

Entellektüel, karizmatik, özgürlük yanlısı bir kadın Camilla...

Cinsel tutkularının senelerdir sönmediğinin en büyük kanıtı sanırım yakalandıkları telefon konuşmasıydı: "Tamponun olup tüm gün orda kalsam" diye özlemini dile getiren Charles'ın aslında ne denli tutkulu bir adam olduğu sarf ettiği cümlelerden anlaşılıyordu. (Camillagate skandalı)

Onlar aynı zamanda iki iyi dosttu. Beraber kitap okur, bisiklete biner, oltaları kapıp balığa çıkarlardı. Hatta beraber resim ve heykel dersleri bile aldılar.

Camilla Parker Bowles...İngiltere tarihine imzasını atan kadın...

Yazgıya bakın ki, Camilla'nın büyük büyük annesi Alice Keppel, 1800lerde Charles'ın büyük büyük babası Edward'ın metresiydi. Ölünceye dek beraberlikleri devam etmişti.

Camilla, Alice'in hikayesini dinlemekten hep zevk alırdı. Ve nereden bilebilirdi ki, bir gün geleceğin kralının tek sevdiği kadın olacaktı.

Sustu...
O sadece sevdiği adama destek verip daima arka planda da olsa yanında olmaya devam etti...
Ve ağırbaşlılığı ile Camilla dünyayı fethetti...

BURCU AŞÇI
EKİM 2011
ISTANBUL

NOT: Bu kitabı tavsiye ederim, olaylara çok farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacaktır.

Leander's Tower/ Kız Kulesi

That's me with my beer...Biramla kuleden denize karşı ben...







This is Leander's Tower in Istanbul.Leander’s Tower is a unique site along the Bosphorus, jutting from the rocky terrain a little off the coast of Üsküdar. There are many myths as to its origins and the best known one is an allegory on the indomitable ways of fate. The story has it that the Byzantine king commissions the construction of the tower to defeat the evil omen that his daughter will be killed by a snake. He hides his daughter in this tower located off the shore which no creeping animal can approach. Yet one day a boat carrying foodstuffs to the small island brings doom to the maiden in the form of the snake curled amid the provisions.The tower functioned as a fort, lighthouse, prison and isolation hospital during Byzantine and Ottoman times and was restored a number of times, the last being during the reign of Mahmut II (1808-1839). This repair that gave the Leander’s Tower its current structure is documented in a inscription by Hattat Rakım (1832-1833). The tower was reinforced with an internal concrete wall in 1943.

Kız Kulesi'nden manzaralar...Elif ile kısa gezilerimizden biri de bu tarihi kule oldu...

BURCU AŞÇI
EKİM 2011
ISTANBUL.

13 Ekim 2011 Perşembe

An Istanbul Tour Part II/ Istanbul Turu Devamı...

And here I gave a pose in front of the sunset of Istanbul...

Elif'e böylesi bir gün geçirdiğimiz için teşekkürler...






The Grand Bazaar...Well, I love there very much since you may find anything you want:) It was one of the largest covered markets in Istanbul when it was completed in 1461.

Kapalı Çarşı...Alışveriş yapmayı sevdiğim harika bir yer:) 1461'den beri Istanbul'un en büyük alışveriş yeri...

This is the Galata Tower.It was built in 1348 A.D and thorughout the history it was known as Christea Turris (The Tower of Christ).

Galata Kulesi...Tarih boyunca İsa'nın Kulesi olarak da bilinmiştir.

The Head of Medusa...







This is the Basilica Cistern...It was built in the 6th century during the reign of Justinian I. It is also known as the sunken palace.The cistern has the capacity to store 100,000 tons of water, despite being virtually empty today with only a few feet of water lining the bottom.
There are big fish in that water. Some people throw coins to the water in order to make their wish come true.

Yerebatan Sarnıcı...Bizans İmparatoru Jüstinyen zamanında 6. yüzyılda inşa edilen sarnıçın sularında yukarıda gördüğünüz balıklar yüzüyor...














Archangel Gabriel...9th centuy...Cebrail mozaiği...

















Hagia Sophia...Its origin was an eastern orthodox catedral in 562. Then during the 1200s it was a Roman Catholic Church. After the Ottomans conquered Istanbul, it began to serve as a mosque, however the Ottomans didn't change the origin of the church so you may see the paintings of Jesus and the Arab writings together on its walls. It has been a museum since 1931.

Aya Sofya...Binlerce yıl kilise olarak hizmet ettikten sonra camiye çevrilen ancak miamrisine dokunulmayan bu harika eser 1931'den beri müze olarak kullanılmaktadır.

Atatürk'ün boza içtiği bardak...
Tarihi Vefa Bozacısı...