22 Aralık 2011 Perşembe

Mor Köşe: Halkla İlişkiler'den Yaşam Koçluğu'na...


Bir anne, halkla ilişkiler eski çalışanı, yaşam koçu,reiki master, iyi bir dost, pozitif bir aura, hoş bir kadın ve laf aramızda diyemeyeceğim fakat harika iskambil falı bakan bir "yol gösterici"...

Bu hafta Olgu Ilgın'ı köşemizde konuk ediyoruz. Yukarıdaki açıklamalarımı daha da uzatabilirdim lakin kendisi zaten röportajımızda yeterince açıklayıcı olacağından, şimdilik susmayı tercih ediyorum:)


Sanırım Nisan ayı gibiydi Olgu ile tanıştığımda...Hayatımın inişli dönemlerinden biriydi ve evrende hiç bir şey tesadüf değildir ilkesinden yola çıkarsak eğer, bizi kader herhangi bir günün öğleden sornasında bir araya getirdi.

Öncelikle enerjisi ile sizi sarıp sarmalıyor, hani yanında saatlerce oturup sohbet edebileceğiniz ve bundan keyif alacağınız bir bayan...Sonrasındaysa, dinlemeyi "gerçekten" bilmek gibi zor bulunan bir erdeme sahip. Zira çoğumuz dinlediğimizi iddia etsek de kıyıdan köşeden tümcelere sızmaya bayılırız. Ve, sizi yargılamadan, var olanı kabul ederek, sizi sizinle beraber analiz edip,yaşamınıza dair ufak tüyolarla hayatınıza ışık sızdırmayı başarabilen bir kadın...


İsterseniz, gelin Olgu Ilgın'ı kendisinden dinleyelim...

Bur
cu:Yaşam koçluğu ve reiki öncesinden başlayalım isterseniz. Okuyucu için biraz kendinizi tanıtır mısınız?

O.Ilgın:Ben 1968 yılında İstanbul'da doğdum.Çocuk denecek yaşta evlendim ve yine çocuk dencek yaşta bir kız çocuğu sahibi olarak boşandım.Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Meslek hayatıma doğal olarak eğitimimle paralel seviyede başladım.Çalıştığım firmalarda hep insan ilişkileri ön planda oldu.İnsan kaynakları departmanlarının satış pazarlama ve özellikle eğitim birimlerinde görev aldım.Halkla ilişkiler hep vardı anlayacağınız.Kendimi bildim bileli insanlara bir vizyon oluşturmayı hep tercih ettiğimden sanırım özellikle eğitim verirken ayrı bir keyif aldım.Kendimi bildim bileli spirütüel alanlara hep ilgi duydum.

Burcu:Reiki serüveniniz nasıl başladı?

O. Ilgın:Günümüzde son birkaç yıldır insanlar reikiyi duyumsuyorlar.Ben ise kendimi bildim bileli hatta lise yıllarımdan beri bilinçsizce enerjiyi bilir konuşur ve kendimce kullanırdım.Çeşitli kaynaklardan sürekli bilgi toplar okur ve anlamaya çalışırdım.Önce bu serüvene nasıl başladığıma değinmeden önce kısa bir bilgi vermek istiyorum.REİ-Kİ Japonca bir terim olup REİ ( Yaşam ) Kİ ( Enerji ) demektir. Yani yaşam enerjisi anlamına gelir.Reiki olan kişilerin geçmişlerine bakacak olursak hep bir son ve hep yeni bir başlangıçla reiki ye başladıklarına tanık olacaksınız. Benimde reiki master oluşum aynen böyle oldu.Hayatımın o dönemi bir nevi ölüm ve sonra yaşam enerjisi sayesinde tekrar doğmak oldu. Kötü ama çok kötü giden bir dönemdeydim.zaten ilgi duyduğum alan yanı başımdaydı. Sadece bir adım atmak kalıyordu geriye. ve ben o adımı işte son dediğim o noktada attım ve Reiki ile yeniden doğdum.


Burcu:Sanırım Türkiye'de reiki tam anlaşılamamış durumda. Genellikle insanların aklına sadece el ve kol hareketleriyle şifa vermek geliyor. peki, tam anlamıyla reiki nedir?


O. Ilgın:Aslında bu sorunun cevabını ben bir önceki soruda verdim.REİKİ yani yaşam enerjisi evrenın enerjisi anlamına geliyor.Evet elleriniz çok önemli bu noktada.Çünkü onlar bir nevi kablo. Yani enerjiyi alıyor ve ellerinizle iletiyorsunuz.Reiki ile sadece şifa vermiyorsunuz.Çakralarınızı dengeliyor, geçmiş yaşamları şifalandırıyor ki bu çok önemli, tüm insanlarla olan ilişkilerinize reiki ile sevgi göndererek sorunları düzeltiyor aranızı yumuşatıyorsunuz,mekan iş yeri ev gibi yerlerde olan negatif enerjileri temizliyorsunuz ( nazar ve büyü gibi ), farkındalığınızı artırıyor ve sevgi enerjinizi kendi enerjinizi yüksek tutuyorsunuz, sezgileriniz güçleniyor. Kısaca REİKİ yaşamın enerjisi siz onu anlasanızda anlamasanızda o hep var ve var olacak.


Burcu: Reikiden sonra yaşamınızda ne gibi değişiklikler yaşadınız?


O. Ilgın:Reikiden sonra farkındalığım yükseldi.Her şeyden önce o güne kadar ne şanssızım hayat beni ordan oraya sürükledi, kısmetim yok v.b. söylemlerin sahibi olan ben tüm yaşadıklarımın düşüncelerim sonucu olduğunun farkına vardım. Daha ılık daha sıcak kesinlikle daha olumlu ve pozitif bir insan oldum.İnsanlar sürekli hasta dolaşırken ben reiki ile bağışıklık sistemimi güçlendirerek neredeyse hiç hastalanmadım.Tüm yaşıtlarımdan daha dinamik ve enerji dolu olmam reiki sayesindedir.Hislerim çok güçlendi sezgilerim arttı. Ve evet sevgi enerjim inanılmaz büyüdü.Her şeye ama her şeye sevgi yükleyerek harika deneyimler kazandım.Hiç kilo almadan ve diyet yapmadan yaşayabiliyorum. Çünkü metabolizmam reiki ile dengelendi.Hiç bir insanla aramda iletişim problemi yaşamıyorum. Ve reiki bana her daim mutlu olamayı öğretti.

Burcu:Yaşam koçluğu buna paralel mi gelişti?


O. Ilgın:Kesinlikle evet. Diğer sorunuzda bundan bahsetmiştim.İnsanlara bir vizyon oluşturmak onlara ışık tutmak keyif aldığım bir noktaydı.Bu noktadan hareketle deneyimleri serüvenlerimi diğer insanlara bir ışık tutmak üzere masaya yatırdım.

Burcu:Sizin çok iyi iskambil falı baktığınızı da biliyorum. Peki, fal ile reiki veya bilinçaltının herhangi bir ilişkisi var mı? Bu bir his meselesi mi yoksa ardında daha fazlası mı yatıyor?


O. Ilgın:Teşekkür ederim. Ben 13 yaşımdayken rüyamda bu iskambil falı bana gösterildi.Ve sadece insanlara rehber olmam kaydıyla elime verildi.Profesyonel olarak 2 yıldır fal bakıyorum ancak çocuk denecek yaştan itibaren iskambil ile aram iyidir:)
Bilirsiniz tarot insanların bilinçaltı düşünceleri ile çok ilgilidir. Benim baktığım iskambil falıda direk bilinçaltı ile ilgili.tabii kartlarım konuşuyor ancak ben altın üçgen enerjisine de uyumlu olduğum için yani sezgisel güçlerim çok yoğun olduğu için hislerimde devreye giriyor.

Burcu:Fal seanslarınız da hayli ilginç aslında, orda bile bir nevi yaşam koçluğu yapıyorsunuz.Ve eminim ki pek çok hikayeyle yolunuz birleşiyor. Genel olarak bakarsak, bizim toplumuzda hangi konularda insanlar sıkışıp kalmışlar? En çok hangi sorunlar ile geliyor kişiler size?

O. Ilgın:Bu konuda farklı olmamın bir sebebi de sanırım seanslarda fal ile yaşam koçluğunu harmanlıyor olmamdan geçiyor.Çok ama çok güzel bir soru bu. Toplumumuz sevgisiz bir toplum.Herkesin hepimizin tek ama tek derdi sevgi.Herkes sevilmek istiyor ve kabul görmek onaylanmak istiyor.İşte sıkışılan en büyük nokta bu. En çok karşılaştığım vakalar terkedilmeler, belirsiz nereye gittiği belli olmayan ilişkiler ve sevilmeyen ama mecburiyetten çalışılan işler.Yine toplumun ailenin dayatması var tüm bunlarda.Herkes şikayetçi herkes bağırıyor ama içinden sessizce.Öyle ürkek bir hale getirilmişizki kimse hoşlanmadığı birine yada bişeye dur diyemiyor.Mutsuz olduğu alanların içine hapsetmiş kendisini herkes.O ne der bu ner le o kadar ilgiliyiz ki kendimizi birazcık sevmiyor ve önemsemiyoruz. İşte tam burada fal geliyor birine uzman birine danışmak geliyor akıllara biz kendi hayatımıza sahip çıkamazken birisi bize sahip çıksın istiyoruz.Belirsizlikten hoşlanmıyor ne olacak diye meraktan ölüyoruz.

Burcu:Yaşam koçu olarak seanslarınız var. Peki, bir seansınız nasıl geçiyor? Size gelen kişi örneğin ilk seansta nelerle karşılşıyor?

O. Ilgın:Öncelikle herkesin çocukluğundan kalan ve ailesinden aldığı bir takım korkuları var. İlk etap konuşma ile geçiyor.Yani kişinin sıkıntılarının tespiti yapılıyor. Ondan sonraki seanslar kişinin bilinçaltı korku derecesine göre reiki ile arındırılıyor temizleniyor çakraları dengeleniyor.Kişiye rehberlik ediliyor.Yapması gerekenler öğretiliyor.Bu bilinçaltı korkuları ile ilgili süreç.Yaşam koçluğu ise bir kerede olup bitecek bir şey değil o kişiyle çıkacağınız uzun soluklu bir seyahat. Yaşam koçluğu seanları sadece konuşmak konuşmak konuşmak kişiye doğru yolu göstermek ama onun özgür iradesine kesinlikle saygı duyarak yapılıyor.

Burcu:Kişisel gelişim günümüzde gittkçe yaygın olmakla beraber sömürülmeye de açık bir sektör. Doğru hocayı veya yaşam koçunu bireyler nasıl bulacak?

O. Ilgın:Bizim ülkemizde aslında herşey sömüürülmeye açık.Öncelikle o kişinin doğru olduğu ne kadar popüler olduğu demek değildir.Tabii ki marka olmuş olan doğru insanlar da var. Ama seçim yaparken bunu baz almasınlar. Her türlü araştırmayı yapsınlar. Ama tavsiyem o kişinin onlar için doğru olduğunu anlamaları için bir seans bile olsa yüz yüze iletişime geçilmesi çünkü iç ses bize her zaman bizim için neyin yada kimin doğru olduğunu gösterecektir.

Burcu:Son olarak, tüm bu yaşam edinimlerinden sonra yaşama dair felsefeniz nedir?


O. Ilgın:Herkesin bu yaşamda farklı bir amacı var. Yani varolma sebebi.Ancak tüm insanlık için en başta tek bir sebep var. Önce kendi mutluluğumuz.Yani hepimiz önce kendimiz için varız ve yaşamalıyız.Evrende iki büyük enerji var.Biri korku diğeri sevgi.Korkunun bir sürü çocuğu var.Ama sevgi tek.Ben tüm korkularımdan reiki ile arınarak sevgi enerjisi ile yaşamımı devam ettiriyorum.Amacım tuttuğum sevgi meşalesi ile tüm bireylerde bir vizyon yaratmak ve insanlara ışık olmak. Lütfen beni izleyin sizde. Sevgi ve ışıkla kalın...
Teşekkür ediyorum...

Esas ben Olgu Hanım'a teşekkür ediyorum bu güzel sohbet için...Umarım, yaşamın kaosunda bireylere ışık olmaya devam eder...


Olgu Hanım ile irtibata geçmek isteyenler şu mail adresinden kendisine ulaşabilirler:
olguilgin@gmail.com

BURCU AŞÇI
ARALIK 2011
ISTANBUL.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

çok hoş bir roportajdı,ellerinize sağlık...Nergis/İzmir.

Adsız dedi ki...

sizin kaleminize olgu hanım'ın da ruhuna sağlık. Zeynep.