20 Mart 2012 Salı

Anonymous: Beni derinden etkileyen bir film







Sanırım geçen hafta almıştım izlemek için fakat araya yine bir sürü iş, ıvır-zıvır ve okuduğum kitaplar da girmiş olmalı ki, pazar akşamına dek öylece bir kenarda kalmıştı. Neyse, pazar gecesi alıp bir fincan kış çayımı, izleyeyim dedim...Ve kelimelerin bittiği bir andı yaşadığım.

Lise dönemimden başlayarak müptelası olduğum İngiliz edebiyatı ve özellikle de Shakespeare, üniversite yıllarımın tez konusuna bile damga vurdu. Elbette, film bu açıdan başlı başına beni kendisine çekmeye yetiyordu. Ancak, yüzyıllardır edebiyat camiasını düşündüren ve içinden çıkılamayan bir soruyu ana teması yapması da çarpıcıydı: Shakespare bir yalancı mıydı? Eserleri bir başkası mı yazmıştı?

Filmin senaristi John Orloff, tüm bu eserlerin Oxford Kontu Edward de Vere tarafından yazıldığını düşünüp filmini de bunun üzerine kuruyor. Kraliçe Elizabeth ile yaşadığı aşk sonucunda sürgün cezası yerine "yazmaktan" men edilen Oxford Kontu, beynindeki kelimeleri kağıda dökmekten kendini alıkoyamaz. Ve eserlerini dönemin bir diğer başarılı oyun Yazarı Ben Johnson'a verip kendi adı altında sahneletmesini ister. Ancak, bir gün seyirci, bu harika oyunların yazarını sahneye çılgınca tezahüratla çağırınca, bizim usta oyuncu William Shakespeare dosyaları kaptığı gibi sahneye fırlar. Çünkü Ben'in sırrını tek bilen kişidir. Ve bu kez Oxford Kontu'nun muhattabı Shakespeare olur.

Ayrıca, film edebiyat haricinde, Elizabeth'in ölümünden sonra kimin tahta çıkacağı konusunda karasız kalan saray eşrafını ve bu konu etrafında dönen entrikaları da başarılı bir şekilde ele almış.

Söylemekte yarar var ki, sürpriz bir son bekliyor seyirciyi.

Ancak, kurgu bir film izlediğinizi unutmayın, çünkü yarısı tarihten gerçek alıntılar olsada, senarist, diğer yarıyı kafasında kurgulamış. Örneğin Elizabeth'in gayrimeşru çocukları ile ilgili tarihi bir bilgiye sahip değiliz. Ya da Oxford Kontu ile bir aşk yaşadığını da bilmiyoruz. Ve bunun gibi pek çok şey var...

Yine de, üstün oyunculuk ve dönemin atmosferini başarılı bir şekilde yansıtmasıyla izlenmeye değer bir film. Benim açımdansa, son sahnelerde gözlerimin dolduğu ve kendimi tarih koridorlarında buluverdiğim etkileyici bir yapıt...

BURCU AŞÇI
MART 2012
ISTANBUL.

Hiç yorum yok: