2 Temmuz 2012 Pazartesi

Balık'ın meşhur adresi: Koço



Balık ve meze düşkünlüğümü beni tanıyan herkes bilir...Damak zevki dediğimiz şey sonradan gelişen bir olgu olduğuna göre, bu balık sevdamın bana dedelerim ve babamdan miras kaldığı da söylenilebilir...Her haftasonu bizim balık ritüelimiz vardı. Babam genelde evde kendisi buğlama yapmayı tercih ederken, çocukluğumun nerdeyse pek çok hafta sonunu dedem ya da babaannem ile Koço'da geçirmişimdir.

Burada sizlere Koço'nun tarihçesi hakkında çok klişe bilgiler vermeyeceğim, zira pek çok siteden bu bilgiyi edinebilirsiniz. Ayrıca geçmiş dönemki yazılarımdan birinde bu eski Rum meyhanesinin başlangıcına değinmiştim: http://burcu-asci.blogspot.com/2010/11/modanin-yureginde-ayazma.html



Koço'yu pek çok restauranttan ayrı kılan elbette sadece tarihsel süreci ya da altında Rumlar için kutsal bulunan Ayazma adındaki yatırı değil...Bunca senedir hiç değişmeyen kendine has bir "ruhu" vardır Koço'nun...Gelenlerin çoğu orta yaş ve üzeri kesimdir...Onca saat alkol alınmasına rağmen, görürsünüz ki herkes adabı ile içer ve bir gün bile olay çıkmışlığı yoktur. Hafif aristokrasi kokuyor mu diye düşünmüşlüğüm oldu, inkar edemem. Lakin, öyle şahsına münhasır bir atmosferi var ki, şu herkesin kibarlık budalası olduğu ve benim hiç haz almadığım aristokrat mekanlardan oldukça farklı...

Koço'da çalışan herkes, abartmıyorum, belki yirmi küsür senedir aynı..."Yaşanmışlık" sinmiş her bir köşesine...Herkes öylesine profesyonel bir şekilde işini yapıyor ki, aksayan sipariş diye bir olgu bu restaurantta yok denecek kadar az...Çalışanların nerdeyse ellerinde büyüdüğüm için, elbette samimi olduğum söylenebilir fakat önemli bir şeyin altını çizeceğim: Mesafeli bir samimiyete sahipler ve bu bir mekanda benim en değer verdiğim özelliklerden birisidir.

Balıklar çeşit çeşit, her daim taze, meze seçenekleri sonsuz...Fakat Koço'nun ciğeri de en az balıkları kadar ünlüdür...Hele ki acılı ezmesini, kolay kolay hiç bir yerde yiyemezsiniz...Kalamarın o leziz tadını, ben en ünlü güney ya da ege sahillerinde bile alamadım...

Eşsiz bir Moda manzarasına karşı en kaliteli şarapları ya da rakınızı yudumlayabilirsiniz...

Tatlı olarak seçenekleri olmasına rağmen, pek çok müşterisi- ki ben de dahilim- "ballı muz"u tercih eder. Hem hafif hem de damakta hoş bir tat bırakır...

Fiyatları kimi kişilere pahalı gelebilir. Elbette Koço, haftada birkaç kez gidebileceğiniz bir yer değil ! Ancak ayda bir kez canınız şöyle adam akıllı balık sofrası kurdurmak isterse, hiç çekinmeden paranızı ayırın ve o yarım asırlık meşhur mekanın tadını çıkarın derim...




Geçenlerde dayımlarla, anneannemin doğum gününü kutlamak için oradaydık ve bu kareleri balık merasimi öncesi çekiverdim...

Koskoca bahçesinin yanı sıra yine aynı büyüklükte kapalı mekanı da mevcut olan Koço, son dönemde de sahildeki girişine Koço Cafe'yi açmış bulunmaktadır...

Sizler de balık ve mezenin müdavimiyseniz, Koço'ya bir gün uğramanızı tavsiye ederim. Yalnız dikkat edin, zira mezeler öyle leziz ki sofrayı onlarla donattıktan sonra çoğu kişi balık yemekten vazgeçebiliyor...



BURCU AŞÇI
TEMMUZ 2012
ISTANBUL

Hiç yorum yok: