19 Mayıs 2014 Pazartesi

Mor Köşe: Hayatının Senaryosunu Baştan Yaz






Seneler önce Özlem Hatipoğlu ile tanışmam ve ondan aldığım EFT seansının olumlu etkileri, kendisiyle kurduğum dostluğa adım atmamı sağlamıştı. Blogumdan takip edenler bilirler, kendisiyle yaptığım röportaj oldukça rağbet görmüştü. Geçenlerde, canımın hayli sıkkın olduğu günlerden birinde, telefonda sohbet ederken “Seni birisi ile tanıştıracağım, alanında tam bir profesyonel ayrıca seni tanıdığım için enerjisine de hayran kalacağını tahmin ediyorum” dedi. Elbette meraklanmıştım ve yağmurlu bir İstanbul akşamüzerinde, Şems Terlan ile ilk karşılaşmam gerçekleşti. Özgüvenli fakat asla ukala değil, enerjik fakat dingin bir yanı da var. Kişisel gelişim alanında uzman olmasına rağmen, konuştukça ne kadar çok yönlü birisi olduğunu anlıyorsunuz. Mühendislik, oyunculuk, tiyatro, edebiyat ve maneviyat ile yoğrulmuş, donanımlı ve paylaşıma hazır bir ruh var karşınızda. En dikkat çekici yanı ise dürüstlüğü.  Zira ben de patavatsızlık derecesinde dobra bir şahsiyet olduğumdan, lafını hiç sakınmadan içinden geldiği gibi konuşan yanı beni çok etkiledi. Ne de olsa, gerek medya gerekse kişisel gelişim gibi popüler bir sektörde “samimiyet” az rastlanan bir olgu. Bir de atölyesi var-ki katılımcıların çoğunun ne kadar doygun bir içselliğe kavuştuğunu gördüm- Hayatının Senaryosunu Baştan Yaz, adı gibi iddialı ve çarpıcı bir ruhsal birlik atölyesi.
Dilerseniz, sözü fazla uzatmadan, Şems Terlan ile söyleşimize geçelim ve bu “sanatkar bilge”yi kendi kelimelerinden dinleyelim.

Evrensel Öğretiler ve Enerji Terapileri Uzmanı:

Burcu: Kimya Mühendisliği, profesyonel oyunculuk ve kitap editörlüğüne kadar çok geniş bir yelpazeden oluşan hayat serüveninizde kişisel gelişime giriş nasıl oldu? Hani, herkesin anlattığı gibi bir kırılma noktası ile mi başladı yoksa farklı bir arayıştan mı kaynaklanıyordu?
Şems Terlan: Ben kırk yaşına kadar hayatın anlamını akıl mantık silsilesi içinde sorguladım ama yanıtı bir türlü bulamadım. Mutsuzdum ve bunun nedenini bilemiyordum. ''Ben kimim, neden buradayım, benim yaşam amacım ne?'' diye sorup duruyordum kendime ama yanıt bir türlü gelmiyordu. Sonra var oluşun anlamını çözmek için başka bir mekanizmanın olması gerektiğini fark ettim ve kendimi bu alanda geliştirecek yollar aramaya başladım. O zamandan beri neredeyse on beş yıl geçti. Şu anda bir 'evrensel öğretiler ve enerji terapileri uzmanı olarak' karşınızdayım. Aynı zamanda etkili bir Bars uygulayıcısıyım.
Burcu:  Bars seanslarınız oldukça rağbet görüyor. Peki, Bars nedir? Bir bars seansından sonra neler yaşanır?
Şems Terlan: Zihnimizde çocukluktan bugüne kadar birikmiş, bize hizmet etmeyen bütün kayıtları; kökleşmiş inanç kalıplarını temizleyen bir enerji blokajı çözme sistemidir. Beyni bir biyolojik bilgisayar gibi düşünebiliriz. Nasıl ki bir bilgisayarın harddiskinde yer alan çöp kutusunu boşaltarak bilgisayarın işlev kapasitesini artırabiliyoruz, işte Bars da aynı şeyi yapan bir uygulamadır; değimi yerindeyse 'beyine format atılabilmesi' için bir zemin yaratmaktır. Kısaca Bars için, bilgisayarın işlem yapma kapasitesini artırmak üzere hafızasında yer alan çöp kutusunu temizlemek; orada birikmiş olan dosyaları silmek de diyebiliriz.
Bir Bars seansından sonra insanlar en kötü ihtimalle kendilerini dinlenmiş ve zihinleri netleşmiş hissederler, en iyi ihtimalle de tüm hayatları köklü bir dönüşüme girer, tüm evrensel sistem onlar için çalışmaya başlar ve ondan sonrası da hep onların hayrına olur.

Bilgiyi Kullanma Zamanı

Burcu: Özellikle son birkaç yıldır, nereye kafamızı çevirsek bir yaşam koçu ve yeni çıkan bir kişisel gelişim kitabı ile karşılaşıyoruz. İnsan kimi vakit kimi ya da neyi seçeceği konusunda ikilemde kalıyor. Bunun biraz da suistimale açık bir sektör olduğu kanısındayım. Sizce, gerçek bir kişisel gelişimci ya da yaşam koçu nasıl olmalıdır? Bu alanda iyilerle kötüleri nasıl ayırt edebiliriz?
Şems Terlan: Artık bilgiyi alma değil kullanma zamanı. Bunun idrakında olan, sunduğu öğretiyi önce kendi hayatına uyarlamış, sonuç almış ve ondan sonra insanlarla paylaşmış, dokunduğu hayatları göğsünü gere gere referans verebilen, 'empat' ve 'telepat' yeteneklerini geliştirmiş 'bu işe' uygun birini bulurlarsa onun peşini bırakmasınlar. Ben bu anlamda bir ilke kararı alıp yola çıktım: Deneyimleyip hayatıma uyarlamadığım hiçbir bilgiyi insanlarla paylaşmayacaktım ve öyle de oldu.
Bu arada, tevazu göstermeyeceğim; ben yukarıda kendimi anlattım. Ben bu özelliklerimden dolayı sıra dışı ve teknikler ötesi bir kişisel gelişim uzmanıyım, çalıştığım insanlarda olumlu sonuç alma oranım da çok yüksek, neredeyse %100'e yakın.

Hayatının Senaryosunu Baştan Yaz

Burcu: “Hayatının Senaryosunu Baştan Yaz” adından bir yaşam atölyeniz bulunmakta. Bu fikir nasıl doğdu ve atölyedeki hedefleriniz nedir?
Şems Terlan: Evet, bu fikir sosyal medyayı daha etkin kullanma isteğimden doğdu, geçen yılın sonbaharında da bu fikri hayata geçirdim. Kurulalı sekiz ay oldu ama üye sayısı 10000'i çoktan geçti. Sanırım 'ışığı gören' geliyor. Adını da benim çok sevdiğim ve oyunculuk sevdamı da canlı tutan 'hayat bir senaryodur, bizler de o senaryoda farklı roller üstlenmiş aktörler...' metaforundan çağrışımla koydum.
Amacım her yönüyle hayatlara dokunmak, olumlu katkı yapmak, bunu da deneyimlerimden yola çıkarak başarmak.
Burcu: Özlem Hatipoğlu ile birlikte verdiğiniz “Aşk ve İlişkiler Üzerine...” semineri pek çok şehirde özellikle İstanbul’da büyük ilgi görüyor. Seminerin ana hatlarıyla konusu nedir ve sizce neden bu kadar ilgi patlaması yaşandı?
Şems Terlan: Bu interaktif bir seminerler dizisi. Her ay bir kez yapıyoruz. Biz orada insanlar neyi öğrenmek istiyorlarsa onları anlatıyoruz. Tabii ana başlıklarımız var ama seminer çoğu kez doğaçlama ve karşılıklı diyaloglarla geçiyor. Müfredat anlatacağız diye kastırmıyoruz, bu nedenle çok doğalız ve en önemlisi, biz orada teorik bilgi vermiyoruz. Bu arada, semineri çok çarpıcı söylemlerle donattık; bunlar insanları bazen şok ediyor ama kendi hayatlarına uyarladıklarında çok da işlerine yarıyor. İnsanlar oradan çok mutlu ve doygun bir şekilde ayrılıyor. Sanırım bu yüzden.

İnsanlar Mutlu Değil

Burcu: İnsanların ruhsal aydınlanma, şifacılık ve kişisel gelişime olan yoğun ilgisini neye bağlıyorsunuz? Acaba, tüm teknolojik gelişim ve tüketim çılgınlığında benliklerimizi unuttuğumuzu mu keşfettik? Ve de siz bu işin neresindesiniz?

Şems Terlan: O dediğiniz çok doğru; teknoloji tavan yaptı ama insanlar mutlu değil. Sanırım nedeni bu olsa gerek; nasıl mutlu olacaklarının derdine düştü insanlık. Ve tabii 2012'nin sonunda başlayan 'uyanma çağı'nın etkileri. Önce bir moda gibi başladı ancak bu işin öyle orada burada oyalanmakla olmayacağı, sanılandan daha ciddi içe yöneliş gerektiren bir yolculuk olduğu anlaşıldı.
Ben önce kendime yatırım yapan, sonra da bir 'yol gösterici' olarak bu konunun ön saflarında olmaktan çok memnunum. Doğru işler yaptığımı biliyorum, özgüvenim ve cesaretim tam, olabildiğimce komplekslerimden arındım ve bu işe soyundum. Sanırım 'mıknatıs etkisi'ni sağlayan da bu.

Burcu: Pek çok kişisel gelişim kitabında yazdığı gibi, her şeyi biz kendimiz mi yaratıyoruz sahiden? Peki, dinsel açıdan bakıldığında kader ya da Tanrı bu oluşumun neresinde?
Şems Terlan: Evet, kuantum ve çekim yasaları gereği yaratım bize bağlı bir durum. Bu yasalar der ki ''düşündüğüne ve söylediğine dikkat et, gerçek olur ya da onu yaşarsın!'' Dini açıdan da bu böyle: Yaratıcı güç kendinde olanı bize verdi; yaratma melekesiyle donattı bizi. Evet, bence mutlak bir kader yok, kararlarımızla ve seçimlerimizle yön verdiğimiz bir kader var.

Burcu: Son olarak, yeni projeleriniz arasında kitap çalışmanız olacak mı ya da oyunculuk alanında bir proje?
Şems Terlan: Onu bilemiyorum. Ben akıştan gelenle yaşıyorum. Zamanı gelince ve 'yaşam programı'mda varsa olacaktır. Ben gerçekleşmiş olan başka bir projemden söz edeyim size. Bu da yaratımlarımın bir sonucu olarak geldi: Setlere dönmeye niyet etmiştim ve oldu; Show TV'de yeni başlayan ''Mihrap Yerinde' dizisinin ana kadrosuna girdim, orada 'Kuyumcu Osman'ı canlandırıyorum.

Şems Terlan’a bu doyumsuz sohbet için çok teşekkür ediyorum. Sizler de hayatınızın senaryosunu kendi kaleminizden yazıp yol almak isterseniz, Facebook sayfasından kendisiyle iletişime geçebilirsiniz.
Sevgi ve Işık ile kalın…

BURCU AŞÇI 

http://kadin.net.tr
 

18 Mayıs 2014 Pazar

KARA ...!




kara!
dipsiz bir kara delik'e
yuvarlanıyor tuttuğum her soluk
yuvalarından göçüyor gözlerim
göçük altı duaların sessizliğinde
tıkanıyor boğazımda suya hasret cılız bir çığlık
kara!
hiç bu kadar kara olmamıştı diyorum
kararırken titrek bakışlarım
bak
şimdi
nasıl da
kara!


BURCU AŞÇI
MAYIS 2014
ISTANBUL 

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Beyoğlu'ndan Kareler / Scenes from Beyoğlu

As I have begun to take photographs, (not professionally of course) last Sunday I went to Beyoğlu/Taksim which is a famous place of Istanbul and took some photos while walking down the old streets.

Fotoğraf çekmeye başladığımdan dolayı- elbette profesyonellik ile alakam yok- geçen Pazar Beyoğlu/Taksim'e gidip, eski sokaklarda dolanıp kimi kareler çektim.






















Burcu Aşçı
Mayıs 2014
Istanbul

1 Mayıs 2014 Perşembe

ÇEKİLİŞ ...



Uzunca bir aradan sonra çekiliş günlerine başlamış bulunmaktayım.
Hazır bahar ayına girmişken, Avon'un kırmızı renkteki dudak parlatıcısı, yaz boyunca da gayet hoş durur kanısındayım:)
Yine Avon'dan bu sene yeni çıkardığı arı sütlü yoğun nemlendirici el kremi, özellikle kuru cilde sahip olanlar için oldukça etkili.
Elbette, okumayı her daim ön planda tuttuğum için, Ahmet Batman'ın Sabah Uykum adlı kitabı da çekilişimizde yer alıyor.

Katılım koşullarına gelirsek;
* Blog'un takipçisi oluyoruz
* Sağ tarafta görmüş olduğunuz twitter adresinin takipçisi oluyoruz.
* Bu yazıya yorum bırakıyoruz.
* Ve son olarak da çekilişi kullandığınız sosyal medyada duyuruyorsunuz (facebook, twitter, instagram ya da tumblr )

Son Katılım: 15 Mayıs 2014 

KARGO ÜCRETSİZDİR.

Sevgiler...

BURCU AŞÇI
MAYIS 2014
ISTANBUL.