8 Haziran 2016 Çarşamba

Hangi Dünya?/ Partizan



Vincent Cassel'in başrolünde olduğu fakat Alexander rolü ile kanımca tüm filmin en iyi performansını gösteren Jeremy Chabriel'in odak noktası olduğu film, vasatın biraz üzeri olmakla beraber izlenmesi gereken seyirlikler arasında.

Partizan'ın hangi şehirde çekildiği ve olayın nerede geçtiği bir muamma. Hatta eşimle epey bir süre Avrupa şehirlerini sayıp tahminde bulunmaya çalıştık. Şehrin göbeğinde bir nevi devlet hastanesi tarzı sıvaları dökülmüş bir odada doğum yapan genç bir kadın görürürüz. Oğlunu kendilerine getirdikleri sırada, yakasında bir karanfille Cassel içeri girer ve kadının kimsesi olmadığını görünce ona bu çiçeği veröek istediğini söyler. Oğlanın adı Alexander'dir.


Ardından, onbir yıl sonraya gidilir. Şehrin- muhtemelen yer altında- bilinmedik bir yerinde, dışarısı ile bağlantısı bir tünel olan ve bir nevi komün hayatının yaşandığı mahallede Alexander'in doğumgünü kutlaması vardır. Pek çok kadın ve bir sürü çocuğun bir arada yaşadığı ortam, ilk etapta komünist bir ülkede olduğumuzu varsaydırıyor. Fakat, şehrin içinde gizli bir yer olduğunu anlayınca, bu sefer de "a ne güzel bir grup insan düzenden kaçarak kendi komünlerini oluşturmuşlar ve mutluluk içerisinde yaşıyorlar" diye düşünüyorsunuz. Hatta filmin ismi bile anlam kazanıyor sizin için o noktada. Gregori (Cassel) tek erkek olarak tüm çocuklar ile ilgilenir, oyunlart oynatır, ders öğretir, botanik bilgilerini sunar.


Ancak, bir vakit sonra, çocuklara oynatılan bir oyun izleyici de şüphe uyandırır. Mavi bir çanta taşıyarak kendilerine ezberletilen adresi bulan ve kapı açıldığında "Siz bay/ bayan ..... mısınız?" diye sorduktan sonra silahını o kişiye çekip vuran çocuklar Gregori ve diğer anneler tarafından alkışlanır. Kulaklarında tıpaçlar ile tünelden dış dünyaya yola çıkan iki çocuk aynı oyunun gerçeğini oynayınca birden izleyici de fırtınalar kopar. Fakat yine de iyimserliğinizi korur ve bunların politik eylemler, ezilenlerin baş kaldırdığı onurlu bir isyan harekatı olduğunu düşünürsünüz. Gerçekten öyle midir? Dünya, hakikaten Gregori'nin anlattığı gibi zulüm dolu ve kötü müdür? Yoksa esas kötülük, iyilik maskesi altında mı nefes almaktadır?


Avustralya yapımı dram ağırlıklı bu filmde insanı düşünmeye sevk edecek pek çok nokta var. Ayrıca, önümüzdeki yıllarda beyazperdede görmeye hevesli olacağımız genç oyuncu Chabriel'in performansı izlenmeye değer. Vincent Cassel ise karakter oyunculuğunu her zamanki gibi ustaca sergilemiş.


Aklınızda soru işaretleri doğuracak ve iyi ile kötü üzerine tekrar düşünmenizi sağlayacak Partizan, dram ve psikolojik film severlerin kaçırmaması gereken senaryosu ile göz dolduruyor.


BURCU A. GÖZOĞLU

ISTANBUL
OCAK 2016 

Hiç yorum yok: