8 Haziran 2016 Çarşamba

Tarihi küçük bir ada : AVŞA

Sevimli bir ada: Avşa





Eşimle işleri dolayısıyla Eylül ayında tatile çıkabildik. Aslında iyi de oldu zira nefes aldırmayan sıcaklar ile yaz mevsiminin kaotik kalabalığını geride bırakmış olduk.
Rotamız Avşa Adasıydı. Eşim, çok küçükken ailesiyle gitmiş fakat hatırlamıyordu; bense hiç görmemiştim.
Denize sıfır bir apartta bir hafta kaldık ve hemen hemen her gün bir başka keşif gezisindeydik. Sabahları doğan güne karşı balkonda kahve içmek,mutlu bir güne başlayıştı benim için.


Akşamları adanın birkaç balıkçısını ziyaret edip rakı keyfi yapmak ve meşhur dondurmalı helvasından yemek lezizdi. Özellikle Tanz Restaurant'ın kumsal kesiminde,meşaleler eşliğinde romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.


Adanın zeytininden ve şarabından mutlaka almanızı tavsiye ederim.Pahalı da değil;20 tl karşılığında gayet hoş bir şişe kırmızı şarap içebilirsiniz.


Ada,çok eskiden Bizans ve Rum yerleskesiymiş. Granit yönünden zengin olan adada başlıca geçim kaynağı zeytincilik ve bağcılıkmış.Ortaçağda bir dönem sürgün yeri olarak da kullanılan ada,mübadele döneminden sonra Rumları yolcu etmiş ve Türk yerleşkesine dönüşmüş.Malesef cehalet ve /veya ırkçılık yüzünden "gavur ağacı"denilerek pek çok zeytin ağacı kesilirken Rum evleri de yağmalanmış. Bugün adada tek tük Rum evine rastlayabilirsiniz.



Ortadoks Hristiyan keşişlerin Manastırı ise -üzülerek belirtiyorum ki harabe halindeydi.Oysa,bu kadar önem teşkil eden tarihi bir yerin değerinin bilinip korunması gerekirdi.Bu hem kültür hem de turizm adına Türkiye'nin lehine olabilecekken, manastır bakımsız bir halde duruyordu.Gerçi birkaç sene önce arkeolojik olarak tel örgülerle çevrilip kazı alanı haline getirilmiş fakat yıllarca neden korunup bakılamadığına verilecek mantıklı bir yanıt yok.


Adada ulaşım bu seneye dek tüm koylara minibüsle sağlanırken,bu sene minibüs sadece Altınkum Koyu'na kadar gidiyor.Gerisi taksilerin tekelinde;yürümek isterseniz tüm ada yaklaşık yedi saatte yürünerek bitiyormuş.Elbette yürüme temponuza ve havanın sıcaklığına da bağlı.


Adada malesef hastane yok.Acil bir durumda deniz ambulansı gelip sizi Erdek'e götürüyor.Sadece küçük bir sağlık ocağı mevcut.

Avşa'nın denizi kum ve biraz soğuk.Fakat yüzmek için koylar daha uygun.Özellikle eşimle Tavşanlı Koyu'nda yüzme tercihimizi kullandık.
Altınkum Şahin Tepesi ise manzarasıyla ünlü ve midye tavayla bira için mükemmel bir mekan.
Avşa ayrıca ekonomik bir ada;her keseden insanı orada görmek mümkün.Adeta bir renk cümbüşü...



Avşa'da günbatımı ise eşsiz...Mutlaka gidip izlenmesi gerekir.Zaten,güneşin batışının kare kare izlenebildiği ve denize battığı yegane yer olarak bilgilerde yer alıyor.


Burcu A. Gözoğlu

Istanbul
Eylül 2015

Hiç yorum yok: