13 Aralık 2016 Salı

Evimizin Neşeleri: Pıtır ve Çıtır

Nisan sonuna doğruydu. Eşim sürekli eve kedi almaktan bahsederdi ben de itiraz ederdim. Yok, yanlış anlaşılmasın, hayvanları çok seviyorum hatta o kadar çok sevip bağlanıyorum ki bu yüzden eve almak istemedim. Çünkü on dokuz yaşında ölen köpeğim Lucky'den sonra, bir daha eve hayvan alıp bağlanmak ve o mesuliyete dahil olmak istemedim. ( yoksa, çantamda kedi mamasıyla dolaşıp sokaklardaki minikleri elimden geldiğince beslemeye çalışırım).
                                                                      ŞAZİYE  Lucky öldükten bir hafta sonra annemin dükkanının önüne gelen Şaziye, mahallenin doğum yapıp kısırlaştırılan ve fıtığı olan bir kedisiydi. Birkaç ay dükkanda bakıldıktan sonra, Aralık ayının dondurucu soğuğunda anneannemin evine girdi ve halen orda mutlu mesut yaşamakta. İlk kedi deneyimimiz Şaziye idi ve köpeğe kıyasla kedinin bakımı çok daha kolay. En azından yeterli mama ve su koyunca birkaç günlüğüne bir yerlere kaçabiliyorsunuz. Zira mekanına daha çok düşkün kedi milleti.
PITIR VE ÇITIR

Eşim de benim gibi hayvansever ve ilk satırlarda yazdığım gibi sürekli kedi istiyorduç Kabataş'a geçerken doğum yapan anne ve yavrularını görmüş, bana anlatmıştı. Hatta bir yavruyu birisi gelip sahiplenmiş bile. 24 Nisan Pazar günü, dolaşmaya çıkmışken Kabataş'a da uğradık. " Gel sana minikleri göstereyim" diyen eşimle soluğu motor iskelesinin orada aldık. Ve yarım saat sonra- annemle de gerçekleşen telefon konuşması sonucu- iki kedi sahibiydik.  Aslında eşim pofuduk olan yavruyu hep anlatıyordu ancak diğer kardeşi de sürekli oyun oynamak istiyordu bununla ve annem ikimizin de tüm gün çalışıp evde olmayacağını dile getirerek iki kardeşi birden almamızı söyledi.



O akşam koynumda hatta boynumda uyudular ki bu durum yaklaşık bir hafta devam etti. Annelerinin kokusu ve sıcaklığını bende bulmuş olmalılar ki aylarca daima benimle uyudular. Gerçi dokuz aylık olmalarına rağmen, şimdi de ara ara benimle uyuyorlar fakat iki haspam kucağıma sığmıyor tabi ki :)
PITIR&ÇITIR

Çocukluğumdan beri oyuncak hayvanıma Pıtır ismini koyardım dolayısıyla pofuduk olan kızımızın adı Pıtır oldu. Diğer kız kardeşinin adı da nuna uygun olarak Çıtır oldu :)

Geldiklerinin ertesi günü veterinerdeydik ve Teoman Bey yaklaşık 45 günlük olduklarını belirtti. Bu durumda mart doğumlular, hatta ortası gibi. Biz de 15 mart deyiverdik ve iki kızımız tipik balık burcu kılıklılar olarak trip atıp küsmede ve duygusallıkta başarılılar :) yay ve kova olarak bizlerin de hiç çekemeyeceği şeyler olsa da onların yaptığı herşey harika görünüyor gözümüze :)

BABA KUCAĞINDA ÇITIR



O akşam koynumda hatta boynumda uyudular ki bu durum yaklaşık bir hafta devam etti. Annelerinin kokusu ve sıcaklığını bende bulmuş olmalılar ki aylarca daima benimle uyudular. Gerçi dokuz aylık olmalarına rağmen, şimdi de ara ara benimle uyuyorlar fakat iki haspam kucağıma sığmıyor tabi ki :)

Çocukluğumdan beri oyuncak hayvanıma Pıtır ismini koyardım dolayısıyla pofuduk olan kızımızın adı Pıtır oldu. Diğer kız kardeşinin adı da nuna uygun olarak Çıtır oldu :)
PITIR VE YILBAŞI AĞACI

Geldiklerinin ertesi günü veterinerdeydik ve Teoman Bey yaklaşık 45 günlük olduklarını belirtti. Bu durumda mart doğumlular, hatta ortası gibi. Biz de 15 mart deyiverdik ve iki kızımız tipik balık burcu kılıklılar olarak trip atıp küsmede ve duygusallıkta başarılılar :) yay ve kova olarak bizlerin de hiç çekemeyeceği şeyler olsa da onların yaptığı herşey harika görünüyor gözümüze :)

Bu sene ilk kez yılbaşı ağacı ve kedi nasıl olur diye düşünmeye başladık. Hele ki avcı ruhlu Çıtır rahat durmaz diyorduk. Cumartesi günü minik yılbaşı ağacımızı kurduk ve bizimkiler sırayla birkaç kere patileriyle devirdikten sonra " bu ne be " dercesine bir daha ilgilenmediler. Misak'ın koyduğu yerde süsleriyle duruyor ağacımız :)

Kedi Anası adlı bir gruba dostum Rana tarafından üye olduktan sonra hayat çok daha keyifli oldu benim için. Zira, memleketçe yaşadığımız onca rezil ve kara günlerde kedilerimiz bizim yegane neşe kaynağımız. Pek çok cici bayanla tanıştım orada ve kedilerden tutun da hayatın içindeki dert ve sevinçlerimize kadar pek çok şey paylaşıyoruz. Paylaştıkça da rahatlıyor huzur doluyor insan. 

Dünya dönüyorsa, böyle iyi yürekli insanların hatırına dönüyor.

Ve Tanrı güneşi doğduruyorsa, bence insanlardan ziyade, esas yaratılışın saf halinde kalan hayvanlar için doğduruyor.

Burcu Aşçı Gözoğlu
Aralık 2016
Istanbul 

Hiç yorum yok: