28 Aralık 2016 Çarşamba

Kuşlarla Kendine Doğru Bir Yolculuk



Kuş Kadın, genç Macar yazarlardan Finy Petra'nın okuduğum ilk kitabı idi ve diyebilirim ki, son zamanlarda bu denli etkileyici bir kitap okumamıştım. 

İntihar eden annesinin izini süren bir genç kadın... Öfke ve özlem karmaşası duygularla, annesinin geçmişine yolculuk yaparken, aslında kendinden ne denli uzağa düşmüş olduğunu anlıyor.

Ortalama bir yaşamın toplumca kabul gören standartlarında günlerini tüketirken, şehrin içindeki sese ters düştüğünü anlar. Annesinin çocukluğu ve ilk gençlik yıllarını dinlerken, fark eder ki doğa onu çağırıyor. Çünkü, içinde vahşi, gem vurulmayan ve özgür bir yan var-senelerce bastırdığı. Anlıyor ki o inkar ettiği kişi annesi değil, kendi benliği...

Kuşbilimci olan annesinin yürüdüğü yolları arşınlayıp, onu tanıyan yakınlarıyla sohbet ederken, tıpkı annesi gibi kuşların öncülüğünde azar azar tabiatın nefesine karışıyor. Gerçek benliğiyle birlikte gerçek sebgiyi de keşfettiği bu süreçte annesini affedip imgesiyle ve hayalleriyle barışıyor.

Kitapta sadece anne kız ilişkisi değil, çok daha derin psikolojik ve toplumsal gerçekler yer alıyor. Hepimiz, anne ve babamızın psikolojisinden etkilenip ona göre kendi bilinçaltımızı oluşturmuyor muyuz? O bilinçaltı ki, bizlerin yaşamının geri kalanında büyük rol oynuyor. Ve aynı şekilde, gelişen hatta gelişemeyip yerleşen kalıplarımızla bizler de kendi çocuklarımızın yaşamlarına iyi veya kötü izler bırakmıyor muyuz, daima bir sonraki nesle yadigar kalan ?

Bir ebeveyni veya başkasını yargılamak, aslında eninde sonunda kendimizi yargılamaya da varmaz mı? Herkesin koşul ve seçimleri farklıysa, bunun neticesinde suçlu dediğimiz kim ya da var mı öyle birisi ? Bir başka açıdan bakarsak da herşeyi koşullara mal edip sorumlulupu dışsal etkilere yüklemek ne kadar doğru olabilir? Ebeveynler kan bağı var diye sevilmek zorunda mıdır ya da aynı şekilde onlar bizi sevmek zorunda mı? Dahası, sevgi demişken, herkesin sevgi anlayışı ile sevme tarzı bir diğerinden o denli farklı ki...

Finy Petra, Macaristan doğasının içinde sizi kendi doğanıza doğru bir yolculuğa davet ediyor...Bence, yaşama kısa bir mola verip bu ruhsal gezintide dolanın derim.

BURCU A. GÖZOĞLU
ARALIK 2016
ISTANBUL 




Hiç yorum yok: