4 Ocak 2017 Çarşamba

Paralel Yaşamlar: Eylül'ün Seçimi



Zehra Tezvaran'ın okuduğum ilk kitabı oldu Eylül'ün Seçimi. Üniversiteden arkadaşım Demet ile birbirimize kitap yollarız ve bu sebepten elimizde birbirimizin kitap listeleri bulunur. İlk olarak ismi dikkatimi çekmişti. Kitap zevklerimiz büyük ölçüde benzeştiğinden, Demet kargoya bu romanı da dahil edivermiş. İyi de yapmış diyorum, biten güzel bir kitabın ardından keyif kahvemi yudumlarken.

Kitap, Eylül adında otuz dört yaşında bir kadının, beş farklı erkekle beş farklı yaşamını anlatıyor. Eüer seçimlerimiz farklı olsaydı, yaşantımız hangi yönde akardı sorusunun cevabını, yazarımız, farklı senaryoları önümüze sererek göstermek istemiş.

Örneğin, eğer tıp fakültesini kazanmış olsaydı Atıf ile olan evliliği ve bunun nihayetinde çok istediği bebeğini aldıracağı, derin yaraların aralarında açılacağı bir yaşama yelken açacaktı. Ya da tıp fakültesinden sonra hemen yurtdışına gitseydi, Cambridge'te asistan olacak ve duyarlı, sevecen ancak farklı kültürden gelen Steven ile evli olacaktı. Kimbilir belki de üniversite de diğer tercihi olan İşletmeyi our ancak lise aşkıyla dünya evine girip iki çocuk annesi olarak ev hanımlığı ile ömrünü çalışmamanın pişmanlığıyla geçirecekti. Ya da yine okuduğu işletme bölümünden üst düzey bir şirket çalışanına yükselen yolunda üniversite aşkı Yusuf ile evlenip bir kız çocuğu annesi olacaktı. Yusuf'un yalnızlık isteğiyle çelişen duyguları sonucu kendilerini aile terapistinde bulacaklardı. Kimbilir, eğer tıp fakültesinden sonra doğu görevini yapmış olmayı seçseydi, Kürt kökenli iyiliksever doktor ve yazar Bünyamin ile Harran 'ın taş evlerinden birinde sevgi içinde yaşayacaktı.

Kısacası, Tezvaran bizleri biraz da sorgulamaya yöneltiyor. Hayat dediğimiz seçimlerimizden ibaret mi? Eğer öyleyse, paralel hayatlarımız nasıl olurdu ? Bir insandan bir kader değil birkaç kader birden çıkabilmesi elindeyse, kader dediğimiz bizim kavşaklarda aldığımız mühim kararlardan mı oluşuyor ?

Bir çırpıda okuyacağınız bu sürükleyici romandan sonra sizler de kendi pararel yaşamlarınızı düşünebilirsiniz.

Ancak, şunu da belirtmeden geçmeyeceğim. Meraklanmayın, bir karar sonucunda başka bir peri masalını kaçırmış olmuyorsunuz. Çünkü, romanda yer alan beş hayatın da kendine has zorlukları var. Yani, pişmanlık duyacak bir prenses öyküsü ile mutlu yaşam formülü yok. Zaten, yaşamın kendisi tüm zıtlıkların bir arada olduğu zaman formatı değil mi? O halde, seçimlerimizin öneminin idrakında olduğumuz ama yine de içerisinde bulunduğumuz an'ın da kıymetini bildiğimiz bir bakış açımız olsun.

Sevgiler...

BURCU A. GÖZOĞLU
OCAK 2017
ISTANBUL

Hiç yorum yok: