31 Mayıs 2017 Çarşamba

Topkapı Palace / Topkapı Sarayı : Tarihte Yolculuk

Eşimle Pazar gezmemizde Topkapı Sarayı vardı. Ben birkaç sene önce kız arkadaşımla gezmiştim, eşim ise yaklaşık on beş yıldır gitmemişti. Hazır havalar güzelken, yavaş yavaş gezinelim dedik.
Fakat, eşeltireceğim nokta şu oldu. Giriş 40 lira ki öğrenciler ve emekliler için bence pahalı bir ücret. Ve içeri girdiğinizde en önemli bölümlerin restorasyon nedeniyle kapalı olduğunu görüyorsunuz. Bence bunu en başta bilet gişesinde söylemeleri daha mantıklı olurdu. Örneğin padişahların odaları bölümü kapalı. Gerçi ben geçen senelerde görmüştüm ancak yeni gidecek olan pek çok kişi hayal kırıklığı yaşayabilir. 

Saray mutfağı beni çok etkiledi. Helvahane deyip geçmemek lazımmış, orada tüm reçeller, helvalar, tatlılar, mumlar ve ilaçlar yapılıyormuş. Yaklaşık 6 tane aşçıbaşı ve 100'e yakın yardımcı çalışıyormuş. 

Kutsal emanetler ile silahlar bölümünde fotoğraf çekimi yasaktı. Orada Osmanlı döneminde kullanılan silahlar ile padişahların özel zırhları ve kılıçları bulunuyordu.

Misafir kabul odası, sünnet odası ve yabancıları kabul ettikleri diplomasinin görüşüldüğü odalar hemen hemen birbirinin aynı tarzda dizayn edilmişti. Fakat, tavan süslemeleri ve minyatürlerdeki ince işçilik gerçekten etkileyiciydi.

Yine mutfak bölümünde kullanılan eşyaların zariflik ve ihtişamı büyüleyiciydi. Gerçi, zanaat olarak bakıldığında muhteşem, ancak o dönemlerde paranın ne kadar gereksiz yerlere harcandığı da ayrı bir konu olarak gözünüzün önünde yer alıyor.

Harem bölümü ücretliydi. Ekstradan 25 lira ödemeniz gerekiyor ve restorasyonda, sadece minik bir bölümü açıktı. O yüzden biz girmedik. Bahçeyi dolaşıp Boğaz'ın harika manzarasını seyretmek bence sarayın en güzel tarafıydı.

Restorasyon öncesi gezdiğim diğer yazım için tıklayabilirsiniz  :)

Burcu A. Gözoğlu
Mayıs 2017
Istanbul 












































2 yorum:

Turgay Aksoy dedi ki...

Ben de yıllar önce gezmiştim ama harem bölümüne girememiştim. Saray çok güzel ama çok paralar harcandığı fikrine ben de katılıyorum. Şatafata çok önem verilmiş.

Burcu Gözoğlu dedi ki...

Harem bölümünü cok onceden gezmiştim. Fakat cok fazla yerin restorasyonda olması ve girişte bunun haber verilmeyip aynı ucretin alınması gercekten can sıkıcıydı...Evet ya, o aşureliklerin şatafatı bile yetiyor :)